#GirişimciyeTüyo

Tazeler


Etiketler


Eskiler


Melek Yatırımcı

İlk yatırım ihtiyacında parası ve tecrübesiyle herkesten önce sana inanıp gelen 'melek gibi' yatırımcı

Bora YılmazBora Yılmaz

Melek yatırımcılık bir rütbe ya da mertebe değil. En az 3 yatırım yapmış kişiye melek denir, her hafta yatırım yapmayana denmez gibi şeyler yok. Ya da bazılarının zannettiği gibi Türkiye’ye özgü Bireysel Katılım Yatırımcısı (BKY) Lisansı’na sahip olmak da şart değil!

Melek yatırımcı ya da iş meleği; girişiminin en başında, belki de hatta fikir aşamasındayken, sırf sana inandığı için yatırım yapan kişi. Bu yatırım; meleğin kendi parası ve/veya tecrübesi-iş ağı (networkü) şeklinde olabilir. Ama her ne şekilde olursa olsun yatırımcı, karşılığında şirketine ortak olacak ve bir kısım hisse sahibi olacaktır. Tahmin edeceğin gibi kendi parasını yatıran melekler, varlıklı ve kariyerli kişiler. Varlıklarının bir bölümünü yolun başındaki girişimine ayırdıkları için de risk sever.

Bu tip yatırımcıya melek denmesinin temel sebebi, çok erken aşamada bir şirkete girmesi, çok büyük bir riski ilk günden seninle paylaşması, tecrübesi ile daha yolun başında en çok ihtiyacın olan mentorluğu yapması ve iş networkünü sana açarak girişiminin hızla varolmaya ‘başlamanı’ sağlaması.

“Hadi canım, hiç böylesini görmedim!” diyor olabilirsin şu an. Bana kızma, ben tanımını yazıyorum… Ama malesef, bir çok zaman sen haklısın. Türkiye’de gerçek melekler ile karşılaşmak çok zor olabiliyor.

Bunun bir kaç sebebi var. En önemlisi melek yatırımcılığın ülkemde diğer bir çok şey gibi ithal ve yeni bir konsept olması. Bizim meleklerimiz yurtdışındakiler gibi yıllardır yatırım yapmıyorlar. Bu da bu kasın henüz yeterince çalışmamış olması demek. Bu alandaki başarılı girişim örneklerimiz de çok çok az. Bir çok melek ise özellikle teknoloji dışında işlerden varlıklarını elde etmiş insanlar ve getirisi yüksek olduğunu duydukları teknoloji gibi bilmedikleri bir alanda yatırım yapmak istiyorlar. Tüm bunlar meleklerin risk iştahlarını çok daha düşürüyor. Bir de bunun üzerine, yatırım konseptini bilmeyen aday yatırımcının hem Türkiye şartlarına, hem de girişimin bulunduğu seviyeye göre gerçek dışı geri dönüş beklentileri durumu girişimciler için daha da zorlaştırıyor. Bugün Türkiye’de melek yatırımcılık son yaratılan BKY lisansına bağlı vergi avantajı sayesinde son dönemin popüler konusu olsa da, bakma sen Linkedin’de arama yaptığında çıkan 100’lerce melek yatırımcıya. Malesef hali hazırda Türkiye’deki melek yatırımcı sayısı, yapılan melek yatırım sayısından kat kat fazla. Bu dengesizliğin çok hızla değişmesi gerek. Çünkü bu durum, özellikle girişiminin tohum denen en erken aşamada kaynak bulamamasına ve bir sonraki aşamada ihtiyacın olan parayı almayı umduğun girişim sermayesinin (VC) beklentilerini karşılayacak seviyeye gelmesine imkan vermiyor.

Durum altından kalkılamayacak gibi karamsar değil elbette. Bugün melek yatırım alarak büyüme aşamasına geçmiş ya da gerçekten büyümüş, VC gibi başka yatırımcılardan da yatırım almış pek çok firma var. Bu firmaların büyümesine ön ayak olan, onlara maddi ve manevi destek olan harika meleklerimiz de var. Harikadan kastım bu meleklerin hem yolun başında cesur bir şekilde girişimine can suyunu vermiş olması hem de bildikleri konularda her hafta zamanının bir bölümünü “aksatmadan” sana destek için harcıyor olması. Bu destek, ürün geliştirme sürecinden, iyi bir pazarlama planına, finans yönetimi desteğinden, girişimine insan kaynağı bulmaya ya da sana ilk ‘dost’ müşteriyi getirmeye kadar geniş bir yelpazede olabiliyor. Kısacası neye ihtiyacın varsa! Örneğin bizim Revo porftöyündeki Onedio.com ya da Nuvia bu konudaki şanslı örneklerden. Başka örnekler de var elbette. Ya da tüm ülkenin tanıdığı Hasan Aslanoba da aslında bir melek yatırımcı. Evet, belki ekosistemin tamamı kadar yatırım yapmış olsa da, o da kendi parasını harcayan bir melek. (Amerika’daki tabiri ile yatırıma ayırdığı miktar ve yatırım sıklığı sebebi ile süper melek).

Melek yatırımın Türkiye’de mekanizma olarak nasıl işlediği, bu mekanizamanın girişimcinin önünü açan ya da tıkayan uygulamalarını başka bir yazıda paylaşacağım.

Bir de melek yatırımcıların bir araya gelerek, bir organizasyon dahilinde hem bir çok girişimciye ulaşabildikleri, hem de gruplar olarak adam başı daha az bir parayı birleştirip, görece daha büyük yaparak yatırım yaptıkları melek ağları var. Buraları birer melek yatırımcı kulübü gibi düşünmek gerek. Türkiye’de de bir kaç melek ağı (Business Angel Network-BAN) var. Hem planlı bir biçimde yatırım yapıyorlar, hem de bir çok melek yatırımcıya bu platformlar aracılığı ile ulaşılabilir. Bir çok farklı sektörden gelen yatırımcıdan geri besleme almak (o geri beslemeleri kullanak isteyen için) faydalı olacaktır. Bu platformların mevcut yatırım, yatırım sonrası diğer yapılardan çektiği yatırım ya da hepimizin sorunu olan exit performanslarına baktığımızda ise bu konuda da daha gidecek yolumuz olduğu aşikar. Ama yine de bu kadar kişinin bu konu üzerinde konuşması, fikir üretmesi, farkındalık yaratması bu ekosistemin gelişmesi için çok değerli!

Melek yatırımcı yatırım yolculuğunda mutlaka önemli bir basamak, katma değeri çok yüksek. ‘Fikrininin’ şirketleşme sürecini başlatmasında iyi bir itici güç, bir sonraki aşamadaki yatırımcılar için iyi bir kaynak. Türkiye’de bu akış yeteri kadar yüksek bir debiye sahip değil. Ancak iyi örnekler ile hızlanmasını beklemek hayalcilik de olmaz.

“En erken aşamada iyi bir melek yatırımcı gerçekten şirketini bir adım öteye taşıyabilir. Ancak risk almaya açık, sana parasıyla olduğu kadar aklı ve tecrübesiyle de destek olabilecek, tecrübeli bir meleğe ihtiyacın var. Mutlaka seninle ilgilenen melek yatırımcıyı yakından tanı, geçmiş yatırımlarına, çıkışlarına bak. Böyle bir geçmişleri yoksa, bir düşün. Onlar kurduğun ilk girişime güvensizce yaklaşıyorlar, sen de onların ilk yatırımına güvensizce yaklaş. İşin en önemli yanı ise fikrinden önce, meleğin ‘sana’ ve ‘senin bu işi bir adım ileriye götürebilmene’ yatırım yapacağını unutma. Bu sebeple, mümkünse şahsen tanıdığın ya da iyi bir referans ile ulaştığın bir melekten yatırım alman çok daha kolay olacaktır. Böyle bir referansın yoksa, ilk iş olarak kendi etrafına ufak ufak bu referans ağını kurmaya başlamanı tavsiye ederim. Bu, işin doğal akışında karşılaşacağın kişilerin akıllarında iyi bir şekilde kalmayı sağlayarak olacak. Onları bir kaç adımda bu işi senin yapabileceğine inandırmalısın ki onlar da başkalarını inandırsın. Her zaman için bir girişimci olarak en önemli şahsi yatırımın, kendi iş ağın olacak.”

— #GirişimciyeTüyo

VC @ Revo Capital

Yorumlar 0
Şu anda hiç yorum yok.