#GirişimciyeTüyo

Tazeler


Etiketler


Eskiler


Ekibin doğru mu?

Ekibin seni rezil de eder, vezir de...

Bora YılmazBora Yılmaz

Türkiye’de biz dahil tüm VC ve melek portföylerinde her gün büyüyen harika startuplar var. Her şeye rağmen büyüyorlar!! Doların fiyatına rağmen, dolar bazında büyüyorlar. Hiç kolay olmuyor! Daha da fenası büyüdükçe işler kolaylaşmıyor! Buna rağmen inatla, ama inatla büyüyorlar, daha da büyümek için ellerinden geleni yapıyorlar!

Startup’ın tanımında büyüme var. Bir girişim büyümeyecekse, startup olmuyor. Oradaki ‘UP’, yukarı doğru gitmekten bahsediyor.  O yüzden bir startup’ın DNA’sında büyüme olmak zorunda. Kısacası bir startup kurmak, yönetmek, müteşebbis kardeşimin bakkal açmasından farklı bir şey. Bir eczane sahibi startup kurucusu değildir mesela. Eczane, bölgesi kadar büyür. Terzi, dikimine yetişebildiği kadar. Startup ise ölçeklenebilen, tekrarlanabilen iş modeli ile büyüme gerektirir.

Büyümek, herkes için değerlidir. Startuplar büyür, istihdam yaratır. Büyüdükçe daha çok kişiye iş yaratır. Ekonomiye daha büyük katkısı olur. Bakmayın siz Türkiye’ye, henüz erken aşamalardayız ama girişimcilik pek çok ülkede ekonominin motorunu oluşturur.

Ancak dış etkenlerin yanı sıra büyümek zordur. Hem de çok zor! İş modeliniz doğru olacak, ürününüz doğru olacak, rakiplerinizden üstünlüğünüz net olacak, gelişmeleri takip edeceksiniz, doğru müşteriye satış yapacaksınız, bunun için önce onu, daha sonra onlardan birçoğunu bulacaksınız, iyi hizmet vereceksiniz, sizden övgüyle söz edecekler, paranızı ve diğer kaynaklarınızı iyi yöneteceksiniz ve daha pek çok şey.

Tüm bunları bir kişinin ya da 2-3 kişilik kurucu ekibin yapması elbette mümkün değil. O yüzden bir startup büyüdükçe yanına her konunun iyisi adamları almak zorundadır. İyi bir pazarlamacı, iyi bir finansçı, iyi bir ürün yöneticisi, iyi bir developer ve daha pek çoğu… Bir ile başlar ama bunlardan üçer beşer ihtiyaç olur. Büyüdükçe ‘yeteneğe’ olan ihtiyaç artar.

Zannediyor musun ki Amerika’daki o hayranlıkla izlediğin startupların var olmasının ve büyümesinin sebebi sadece kurucularıdır? Jobs, Zuckerberg, Page, Musk.. Aklına kim gelirse arkalarındaki ekip sayesinde bu noktalara geldiler. O yüzden bir startup için en değerli şey ekiptir ve ekip ise sadece kuruculardan ibaret değildir!

Pek çok girişimci bugün gelir, gider, dövizin hali, müşteri gibi ‘temel’ gördüğü sorunlar ile uğraşıyor. Ama inandığım bir şey var ki o da bir startup’ın başarısını tanımlayan en önemli konunun ekip olduğu!


“En iyi ekibi kurman gerekiyor! İyi bir ekip kuramazsan sadece yerinde sayacaksın. Herşeye yetmen mümkün değil, her şeyi de bilemezsin. İşini, ehlilerine delege edebilmelisin, iş yükünü paylaşabilmelisin, onların bilgi ve tecrübesinden yararlanabilmelisin. Ekibin seni rezil de eder, vezir de! Startup ancak ekibi kadar var olabilir.”
— #GirisimciyeTüyo

Bugün iki sorunumuz var:

Birincisi girişimcilerin ekip kurma konusuna basit ‘insan kaynağı’ sorunu olarak bakması; pozisyonları ‘işi yapacak minimum yeterlilikle, uygun maliyetli’ kişiler ile doldurmaları. (Bu genelleme yetiştirmek için eleman alarak buna emek, para ve zaman harcayanları kapsamıyor.) Girişimcilerin pek çoğunun yönetim yetkinliklerinin de kısıtlı olmasını (ve bu sebeple doğru adam yerine yönetilebilecekleri kişiyi işe almalarını) da eklediğinizde, düşük kaliteli bir ekip yetersiz yönetim liderliğine ‘patinaj’ yapıyor. Ama aksine, A+ kalite insanlardan oluşan ekipler hem girişimcinin yönetim yükünü azaltıyor, hem de elbirliği ile şirketi bir sonraki safhaya taşıyor.

Birinci sorun, başlı başına bir yazı konusu, burada keseceğim. Çünkü ikinci sorun bugün çok daha genel ve yukarıdaki sorunu yaşamayan kişilerin de karşılaştıkları bir durum: Bugün girişim ekosisteminde, startup’ta çalışacak kaliteli adam bulmak çok çok çok ama çok zor!

Bir çok girişimcinin bugün ‘developer’ bulmakta zorlandığını duyuyorum. Biz de öyle! Hemen her firmamızda bir developer açığı var. Frontend, backend, full stack, mobile, vs vs. Farklı disiplinlerde, farklı dillerde ihtiyaç çok. Ama bulmak çok zor. İyi olanlar, kendi startuplarını kurmuyorlarsa ya yurtdışına gitmişler ya da yurtdışına iş yapıyorlar. Çünkü yurtiçi, yurtdışı… Farketmiyor bir developer için ürettiği iş anlamında. Hele ki dövizle maaşı da düşününce, tadından geçilmiyor! Tanıdığım, saygı duyduğum kişilerden referansla öneri istiyorum, ‘şu çok iyiydi, ama gitti’ en çok duyduğum söz sanırım.

Peki ya iyi bir ürün yöneticisi var mı? (En basitinden Serkan Ünsal’ın burada yazdığı başlangıç bilgilerine kaç kişi gerçekten hakim?) Ya pazarlamacı? Satıcı? Dil bilip, iyi bir CV’si olanların bir bölümü gitmiş. Kalanlar da startup’da çalışmak yerine ismi cismi belli büyük şirkette kalmayı, kımıldamamayı tercih ediyor. ‘Amaan kim kalkıp gelip de startup’ın riskiyle uğraşacak?’ diyor, şirketinin konfor alanından çıkamıyor. Hele ki zor zamanlarda.

Daha da fenası, alttan yüksek kalite insan üretiminde aksıyoruz. Bu yazıyı şu videoyu izledikten sonra yazmak istedim.

Videonun bir bölümünde geçtiği gibi eğitimde durum bu ise, biz iki kurucunun kurduğu bir startup’ı hiçbir zaman doğru kaynakla büyütemeyeceğiz. Bugün bir startup’ın rekabeti, yanındaki startup değil başka bir ülkedeki diğer bir startup. Sen bugün ‘data scientist’ bulamazken, diğer ülkeler ‘veri okumayı’ ilkokula indiriyor. Bugün Türkiye’de özel okul tuzağı ‘kodlama öğretiyoruz’ furyası bir yana, sınav temelli eğitim öğretim ile daha sebep sonuç ilişkisi kuramayan çocuklarımızla geçtim robotu basit bir mobil uygulama bile yaratmak çok zor olacak. Yarattık diyelim, büyütmek, ileriye taşımak daha da zor. Emin Çapa’nın konuşması biraz daha ‘bu işleri yapan/bulan’ kişiler üzerine ama bence daha büyük sorun, o işleri bulup, düşündükten sonra hayata geçirecek ekibi kurmakta.

Diğer ülkeler özellikle A+ kalite iş gücünü çekmek için programlar hazırlıyor. Programlar bir yana, pek çok startupta çalışan pek çok kaliteli çalışan bir araya geldiğinde konuşulan konuların kalitesi de artıyor, insanlar birbirinden çok daha fazla besleniyor, sadece mevcut sorunlar değil, yepyeni sorunlara yepyeni bakış açıları getiriliyor.

Sonuçta ne mi oluyor? Türkiye startup ekosistemine yeteri kadar kaliteli insan kaynağı akmıyor, akıtılamıyor. A+ kalite adamlarımızı ya yurtdışına ya da büyük şirketlere karşı kaybediyoruz. Ya da startup tercihinde bulunan kaliteli kaynakları almak çok ama çok pahalıya mal oluyor ve startup şanslı değilse bu kaynağa erişemiyor, erişen de kaynağını çok hızlı yakıyor. Ama genelde de ‘eldeki kaynak ile yetiniliyor’. Çok kaliteli geliştiricilerin ya da sistem yöneticilerinin sihirli çubukla dokunmuş gibi sistemleri nasıl düzelttiğini, yeni harika çözümler ortaya koyduğunu gördüm. Tersine bir startup’ın; donanımsız kişilerin kötü kodları kaynaklı bugları ya da yetkin olmayan bir müşteri temsilcisinin bozduğu ilişkileri düzeltmek için ne kadar zaman harcadığını da (bazen her şeye rağmen de kurtarılamadığını da). Sonuçta ne mi oluyor? Kaliteli kaynağın olmadığı yerde startuplar yetersiz tecrübelerine, eksik yetkinliklerine rağmen yüksek fiyat etiketlerine sahip Abdurrahman Çelebiler ile ‘idare’ etmek zorunda kalıyor. ‘İyiymiş gibi yapan’ çalışan kendinden beklenenleri vermek yerine pozisyonu doldurmaktan öteye gidemiyor. Zaten doğru bir seçme değerlendirme yekinliği olmayan, kaynak kısıtından dolayı bir an önce elindeki boşluğu doldurmayan çalışan girişimci ise asıl sorunu çalışanda değil, üründe, satışta, pazarlama da ve vs’de sanıyor. Sonuçta ne mi oluyor? Pek çok startup insan kaynağı yetersizliğinden yerinde sayıyor, yeni problemleri çözmek yerine kendi problemlerini yaratıyor, onlarla boğuluyor. 

Elbette bugün startuplarda çalışan harika insanlar var. Sözüm onlar için değil. Zaten o startuplar da mevcut zorluklarla başa çıkma yöntemleri ile farklarını ortaya koyuyorlar. Bazen olmayınca olmuyor. Ama bir yolu varsa, ekip bir şekilde onu buluyor. Bulduklarında da o startup büyüyor. Çok hızlı büyüyor! Sanırım böyle startupların en önemli farkları da girişimcilerinin o harika ekibi etrafında toplayabilme becerisi, çabası.

Maalesef, bugünkü sorunumuz birkaç startup’ın yaşadığı ‘adam bulamıyoruz’ sorunundan çok daha büyük.

Evet, dar bir ekosistemimiz var. Yatırım için para az (devlet programları, diğer ülkelerden gelen fonlar, meleklerin ilgisi vs ile ufak ufak ilerliyor o taraf-Daha yeni 10 küsür fonun destekleneceğini açıkladı Tubitak), girişimci az (müteşebbis bir milletiz, ama icat yapmak ya da proje yapmak ile sürekli, ölçeklenebilir iş yapmak arasındaki farkı tam anlamıyla özümsemedik, bocalıyoruz. Bir çok yarışma, konferanslar, başarı hikayeleri vs ile en azından farkındalık artıyor). Ama ne yazık ki o harika işleri hayata geçirmek için insan kaynağımız yetersiz. Bunu çözmeden ‘geniş anlamda’ başarıya ulaşmak neredeyse imkansız olacak. İşimiz çok zor ama belli ki gelecekte daha da zor olacak.

O yüzden tavsiyem, zaten şartlar bu kadar aleyhte iken, ekibini doğru kurmak için her şeyden fazla gayret etmen. En kaliteli insanları ekibine katmak için elinden gelenin fazlasını yapman. Ekip oluşturmayı, yapılması gereken işlerin belki de en tepesine yazman, buna yeteri kadar (çok) zaman ayırman. Sana zaman kaybı gibi görünebilir, çabuk çabuk hareket etmek isteyebilirsin. Ama şu anda bu konuya haryacağın her ekstra dakika, seni gelecekte harcayacağın bir ekstra günden kurtaracak.

Herkes başarı hikayesi anlatırken sadece girişimcilerden bahsediyor, ama bu girişimcilerin her zaman arkalarında çok da bahsi geçmeyen sağlam bir ekip var. Sende ne var?

VC @ Revo Capital

Yorumlar 2
  • M. Hüseyin Yıldırım
    Yollandı tarihinde

    M. Hüseyin Yıldırım M. Hüseyin Yıldırım

    Cevapla Yazar

    o kadar güzel ve akıcı özetlemişsinzki mevcut durumu. Tebrik ederim. Çözüm olarak ekibe hızlı bir şekilde ihtiyacı olan elemanı sağlayacak , ilerlemeyi kontrol edecek ve koordinasyonu sağlayacak bir kurum gerekiyor. Şu an için buna en uygun kurumda kuluçka merkezleri görünüyor. Üniversitelerin kuluçka mekezleri zaten insan kaynağının üzerinde oturuyorlar. Şu anda tüm kuluçka merkezleri ofis, mentörlük ve laboratuar, maddi destek sağlamak gibi farklı olmayan ve esas sorunu çözmeyen destekler sağlıyorlar. Tüm kuluçka merkezleri probleme değil çözüme odaklanmışlar. Esas problem bunlar değil ki . Esas problem ekibi kurmak ve hızlıca test etmek. Uygun değilse ikinci ekibe geçmek ve test etmek. İkinci ekipte uygun değilse projeyi sonlandırmak. Tüm bu işler 2 hafta içinde sonladırılmalı. Bu probleme çözümü sağlayacak olan kuluçka merkezi bu yarışta öne çıkacaktır.


  • Sacit Tuna
    Yollandı tarihinde

    Sacit Tuna Sacit Tuna

    Cevapla Yazar

    Elinize sağlık… Çok kıymetli tecrübelere ye vermişsiniz…


Bir cevap yazın Sacit Tuna
Cevabı İptal Et